ciddi hastalar var

“Ne oldu?”
Emre öfkesini zor tutarak konuştu. “Siz bakmamışsınız. Eşim bayıldı!”
Doktor bu kez istemeyerek de olsa muayeneye başladı. Nabzını kontrol ettiğinde yüzü değişti. Tansiyonu tehlikeli derecede düşüktü. Hızla kan tahlili ve ultrason istedi.
Sonuçlar geldiğinde odadaki hava ağırlaştı. Elif’in iç kanama geçirdiği ortaya çıktı. Eğer biraz daha geç kalınsaydı, hayati risk oluşabilirdi.
Doktor Murat’ın yüzü bembeyaz oldu. Az önce “abartıyorsunuz” dediği genç kadın, ölümün kıyısından dönmüştü.
Ameliyata alındı. Saatler Emre için geçmek bilmedi. Koridorda ileri geri yürürken öfke, korku ve çaresizlik arasında gidip geliyordu. Sonunda ameliyathane kapısı açıldı. Doktor Murat çıktı. Yüzündeki sertlik gitmişti.
“Ameliyat başarılı geçti. Eşiniz şu an stabil.”
Emre derin bir nefes aldı ama bakışları soğuktu. “Bu noktaya gelmemeliydi.”
Doktor başını eğdi. “Haklısınız.”
O an ilk kez kibirli tavrından eser yoktu. “Yoğunluktan… bazen belirtileri hafife alabiliyoruz ama bu bir bahane değil. Büyük bir hata yaptım.”
Emre sertçe karşılık verdi. “Siz hata yapmadınız. İhmal ettiniz.” Bu söz, Doktor Murat’ın içine işledi. O gece nöbeti bitmesine rağmen hastaneden ayrılmadı. Elif’in dosyasını tekrar tekrar inceledi. Kendi kendine sordu: “Ne zaman bu kadar duyarsız oldum?”
Tıp fakültesine başladığı günleri hatırladı. İnsanlara yardım etme hayaliyle çıktığı yolu… Ama yıllar içinde yoğunluk, stres ve kibir onu değiştirmişti. Hastaları birer dosya gibi görmeye başlamıştı.
Ertesi sabah Elif gözlerini açtığında başucunda Emre vardı. Bir süre sonra kapı çaldı. İçeri Doktor Murat girdi. Bu kez yüzünde yumuşak bir ifade vardı.
“Elif Hanım… size bir özür borçluyum. Dün sizi dinlemedim. Bu benim mesleki sorumluluğuma yakışmadı.”
Elif zayıf bir sesle konuştu. “Ben sadece yardım istemiştim.”
Doktor başını salladı. “Ve ben o yardımı vermedim. Ama söz veriyorum, bu benim için bir dönüm noktası olacak.”
Belki o söz Elif’in yaşadığı korkuyu silemezdi ama o an odadaki hava değişti. Çünkü ilk kez doktor gerçekten bir insan gibi konuşuyordu.
Elif birkaç gün sonra taburcu edildi. Hastaneden çıkarken arkasına baktı. O bina, ona hem büyük bir korku hem de hayatın ne kadar ince bir ipliğe bağlı olduğunu hatırlatmıştı.
Doktor Murat ise o günden sonra hiçbir hastayı dinlemeden karar vermedi. Her şikayeti ciddiye aldı. Çünkü bir akşam, genç bir kadını azarlayarak kapıdan göndermenin eşiğinden dönmüş ve mesleğinin özünü yeniden hatırlamıştı: Önce insan.
Ve bazen bir yüzleşme, sadece bir hayatı değil, bir vicdanı da kurtarır bu hikaye kurgulanarak hazırlanmıştır fotoğraftaki kişiler gerçek kişileri temsil etmemektedir.