ciddi hastalar var
Hastanenin floresan ışıkları genç kadının yüzündeki solgunluğu daha da belirginleştiriyordu. Elif, sabahın erken saatlerinden beri artan sancılarına rağmen sabırla sırasını beklemişti. İçinde büyüyen korkuya rağmen güçlü durmaya çalışıyordu. Karnını tutuyor, derin nefes alıyor, “Geçecek,” diyordu kendi kendine. Ama içten içe bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyordu.
Adı anons edildiğinde hızla ayağa kalktı ve doktorun odasına girdi. Masanın arkasında oturan Doktor Murat, dosyasına şöyle bir göz attı, ardından başını kaldırmadan konuştu.
“Şikayetiniz nedir?”
Elif titrek bir sesle son günlerde artan ağrılarını, baş dönmesini ve bayılacak gibi oluşunu anlattı. Doktor Murat ise sabırsız bir ifadeyle kalemini masaya vurdu.
“Bu kadar basit şeyler için acile mi geliyorsunuz? Gençsiniz, bir şeyiniz yoktur. Abartıyorsunuz.”
Elif neye uğradığını şaşırmıştı. “Ama gerçekten çok kötü hissediyorum. Dün gece bayılacak gibi oldum…”
Doktor bir anda başını kaldırdı. Gözlerinde sert bir ifade vardı.
“Bakın hanımefendi, burada ciddi hastalar var. Sizin gibi panik yapanlarla uğraşamam. Psikolojik olabilir. Şimdi lütfen çıkın, başka hastalara bakacağım.”
Elif’in gözleri doldu. “Ama beni muayene etmeden nasıl—”
Doktor sert bir ses tonuyla sözünü kesti. “Yeter! Lütfen odadan çıkın.”
O an Elif’in içindeki utanç ve çaresizlik birbirine karıştı. Kalbi hızla çarpıyordu. Sanki herkes ona bakıyormuş gibi hissediyordu. Başını eğerek odadan çıktı. Koridorun sonunda bir banka oturdu. Elleri titriyordu. Telefonunu çantasından çıkardı ve kocasını aradı.
“Emre…” sesi kısılmıştı. “Hastaneye gelir misin? Lütfen…”
Emre, eşinin sesindeki korkuyu hemen fark etti. “Ne oldu? İyi misin?”
“Elimden bir şey gelmiyor. Çok kötü hissediyorum. Doktor da bakmadı.”
“Orada kal. Geliyorum.”
Yarım saat sonra Emre hastanenin kapısından hızla içeri girdi. Elif’i bankta otururken buldu. Yüzü daha da solmuştu. Emre’nin içini bir öfke kapladı ama önce eşinin elini tuttu.
“Ne dedi sana?”
Elif yaşadıklarını anlatırken bir anda başı döndü ve gözleri karardı. Emre onu güçlükle tutabildi. O an panik başladı. Emre bağırarak yardım istedi. Hemşireler koşarak geldi. Elif sedyeye alındı.
Tesadüf bu ya, sedyeyi tekrar Doktor Murat’ın odasına getirdiler. Doktor, Elif’i baygın halde görünce kaşlarını çattı. Haberin devamını okumak için sonraki sayfaya geçiniz…
