Çok manidar

Söz konusu tartışma, DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar’ın Fidan’a yönelik eleştirileriyle daha da derinleşti. Çandar, Bakan Fidan’ın kullandığı ifadeleri sert bularak bu dilin toplumsal uzlaşıya zarar verdiğini savundu. Açıklamaların Türkiye ve Suriye’de yaşayan Kürtler üzerinde olumsuz bir etki oluşturduğunu ileri süren Çandar, birlik mesajlarının zedelendiğini öne sürdü. Bu eleştirilerin ardından AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun açıklamaları dikkat çekti. Rudaw’a konuşan Ensarioğlu, Fidan’ın Suriye politikasına ilişkin sözlerinde fazlasıyla sert bir ton bulunduğunu belirterek, bu yaklaşımın mevcut siyasi atmosferle örtüşmediğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine işaret eden Ensarioğlu, dış politika dahil tüm temel kararların Cumhurbaşkanı’nın iradesiyle şekillendiğini vurguladı. Bu iradeye ters bir tutumun sonuçları olacağını dile getiren Ensarioğlu, böyle bir durumda ilgili ismin ya görevinden ayrılacağını ya da görevden alınacağını söyledi. Nihai yetkinin her koşulda Cumhurbaşkanı’nda olduğunu özellikle belirtti. Ensarioğlu’nun bu çıkışı, parti içinde Hakan Fidan’a yönelik bir rahatsızlık olup olmadığı yönündeki tartışmaları gündeme taşırken, AK Parti cephesinden farklı bir değerlendirme de Şamil Tayyar’dan geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Tayyar, iddialara doğrudan yanıt verdi. Tayyar, DEM Parti’nin taleplerini eleştirerek bu yaklaşımın Türkiye’nin temel yapısını hedef aldığını savundu. Hakan Fidan’ın devletin kırmızı çizgilerini dile getirdiği için eleştirildiğini belirten Tayyar, Cumhurbaşkanı ile Fidan arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmadığını net bir dille ifade etti. Bu yaklaşımın yalnızca bireysel bir görüş olmadığını, AK Parti ve MHP raporlarında da yer aldığını belirten Tayyar, tartışmanın yanlış bir noktaya çekildiğini söyledi. Eğer bir düzenleme yapılacaksa bunun süreci bozmaya çalışanlara yönelik olması gerektiğini dile getirdi.
AK Parti içinden gelen bu farklı açıklamalar, Hakan Fidan’ın Suriye politikası çerçevesinde başlayan tartışmaların önümüzdeki süreçte de siyasi gündemde yerini koruyacağını ortaya koyuyor.Kaynak: Haber Merkezi